Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak sunması için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisini bilirkişi olarak adlandırıyoruz. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, avukatlar bilirkişilik yapmak isterler ise hukuk alanı dışında bir uzmanlığı olduğunu belgeleyebilmelidir. Öte yandan, hukuki konularda uzman görüşü/mütalaa verme yetkisinin ise yalnızca baroya kayıtlı avukatlara aittir.[1] Bilirkişi olarak görev almak isteyen ve bu alanda beş yıllık deneyime sahip olan kişiler öncelikle bilirkişilik temel eğitimi almak zorundadır.
Bilirkişi listesine kayıt için aranan şartların ne olduğunu, bilirkişi adayının bu şartlara uygun olup olmadığını 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 10.maddesini inceleyerek değerlendirmelerinde de fayda vardır. Örneğin, disiplin yönünden bir meslekten çıkarılmamış olmak, bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak bu şartlar arasındadır.
Bu eğitimi vermeye belirli bir süre için yetki verilen üniversite ve kurumların listesine, bilirkişilik ile ilgili kaynak ve katılımcı eğitim kitaplarına, bilirkişilik bölge kurullarının web sayfalarına ve listelerine, bilirkişilikte uyulması gereken standart kurallara, bilirkişilik başvuru kılavuzuna, bilirkişilik rapor şablonlarına, bilirkişiler için kontrol listesine vb. ilgili pek çok bilgi ve dokümana ve duyurulara Bilirkişilik Daire Başkanlığının web sitesinden ulaşılabilir[2].
On iki saat teorik on iki saat uygulama derslerinden oluşan bilirkişilik temel eğitim sınıfları en fazla yirmi dört kişiden oluşmaktadır. Teorik eğitim en az “Dr” unvanlı akademisyenler tarafından, uygulama eğitimi ise deneyimli bilirkişilerce verilebilmektedir. Teorik kısımda, Türk Yargı Teşkilatının ve yargılamanın temel süjeleri, yargılama hukukuna ilişkin temel hak ve ilkeler, ispat hukukunun temel kavramları, hukuk yargılamasında delil kavramı, bilirkişilik kavramı ve bilirkişinin nitelikleri, bilirkişiliğe engel durumlar, bilirkişinin görevden kaçınabileceği ve kaçınamayacağı durumlar vb. konular işlenmektedir.
Uygulama eğitiminde ise, UYAP Bilirkişi Portala giriş; giriş için, e-imza ya da mobil imzaya sahip olunması ve ilgili programların yüklenmesi gerektiği; bu programlardan özellikle en uygun ve güncel jawa programının kurulmasının gereği; yine uyumlu olması açısından Google Crome arama sayfasının yüklenmesinin tercih edilmesi anlatılmakta; Uyap Doküman Editörünün kullanılması uygulamalı olarak işlenmektedir. Özellikle, teslim tutanaklarının UYAP üzerinden imzalanabildiği; Bilirkişi Raporunun yine Uyap üzerinden ilgili adli merciye gönderilebildiği; diğer bilirkişilerle yine sistem üzerinden taslak rapor paylaşımı ve mesajlaşmanın yapılabildiği; iş listesinin, reddiyatların görüntülenebildiği yine uygulamalı olarak işlenmektedir. Ayrıca, raporların şablonlara uygun olarak hazırlanmasının gereği ve örnek bilirkişi raporları üzerinden rapor yazma kuralları da uygulanmalı olarak işlenmektedir.
Bilirkişilik temel eğitimini tamamlayan ve sertifikasını alanlar ve ilgili bilirkişilik temel ve alt uzmanlıkları ile ilgili aranan nitelikleri taşıyanlar, istenilen belgeleri de ibraz ederek, görev almak istedikleri Bilirkişilik Bölge Kurulunun Bilirkişilik Listesinde yer almak için başvuru yapabilirler. Bu başvurunun yapılabilmesi için UYAP Bilirkişi Portal üzerinde açılması beklenen “Başvuru Yap” butonunu kullanmak gerekmektedir. İlan, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ile Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin internet sitesinde yayınlanmak suretiyle gerçekleştirilir[3]. Bilirkişilik başvurusunda temel ve alt uzmanlık alanlarının ve aranan kriterlerin neler olduğu; başvuru sırasında hangi bilgi ve belgeleri bilirkişi adayının şimdiden kontrol etmesi, eksik belgelerini tamamlaması yerinde olacaktır. Başvuru sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli konu, işlemi tamamlamadan önce “geri” butonu ile eksikliği ya da yanlışlığı düzeltme imkanı var iken işlemleri tamamladıktan sonra artık düzeltme imkanının olmamasıdır. Bu nedenle bilirkişi adaylarının çok dikkatli bir şekilde başvurularını tamamlamaları gerekir.
Olayların teknik yönü veya hukuki nitelendirmesi için uzman kişiden yazılı ya da sözlü bilimsel görüş istenebilir. Bilirkişi raporları mahkemede takdiri delil olarak uzman görüşü ise taraf beyanı olarak değerlendirilir. Bilirkişi de uzman kişi de mahkemeye çağrıldığında gitmek zorundadır. Uzman kişi mazereti olmadan mahkemeye gitmez ise sunduğu rapor değerlendirmeye alınmaz. Burada özellikle arabuluculuk sürecinde uzman kişilerden ve bilirkişilerin uzmanlıklarından yararlanılabileceğini bilmekte fayda bulunmaktadır. Uzun ve masraflı yargı yolu yerine, hızlı, ekonomik ve esnek bir şekilde ve tarafların arabulucunun kolaylaştırıcılığında, kendi uyuşmazlıklarının çözümünü hâkim ya da hakem gibi üçüncü kişi veya makama bırakmadan kendilerinin çözüme kavuşturması kısaca arabuluculukla hukuki uyuşmazlıkların çözümü arzu edilmektedir. Her ne kadar başvuru aşaması zorunlu olan dava şartı şeklinde daha çok karşımıza çıkıyor ise de arabuluculuk, tamamen tarafların ortak iradesine bağlı bir süreçtir. Adli mercilerce ve özellikle yargılama sürecinde bilirkişiye başvurulmasına ihtiyaç duyuluyorsa bu ihtiyaç uzman kişiye başvurma şeklinde arabuluculuk sürecinde de olmalı hatta bunun uygulaması yaygınlaşmalıdır. Çünkü, arabuluculuk görüşmelerine taraflar, kanuni temsilcileri taraf vekili avukatları ve eğer uyuşmazlığın çözümüne katkı sunabilecek ise uzman kişiler de katılabilmektedir[4]. Taraflar ayrı ayrı bu imkandan yararlanabilecekleri gibi ortak iradeleri ile hatta arabulucunun tarafları bu konuda aydınlatması ve teşvik etmesi ile veya toplantıya davet konusunda görev üstlenmesi ile de sağlanabilir. Kısaca, arabuluculukta uzman kişilerden ya da bilirkişilerin uzmanlıklarından yararlanma uzman kişilere ekonomik getiri katkısı olduğu kadar arabuluculara ve taraf vekili avukatlara da sürecin daha objektif ve çözüm odaklı ilerlemesi anlamında katkısı olacaktır.
Görev aldığı süre boyunca hakimin yardımcısı konumunda olan bilirkişi objektif ve tarafsız olmalıdır. Kaldı ki bilirkişinin doğrulukla hareket edeceği konusunda yemin etme zorunluluğu bulunmaktadır. Edindiği sırları, bilgileri gizli tutar. Bilirkişilerin diğer önemli bir yükümlülüğü de almış olduğu görevi zamanında yapması, süresinde raporunu teslim etmesidir. Ancak, çekilmesini gerektirecek geçerli bir mazereti varsa görevden çekilme talebinde de bulunabilmelidir. Bilirkişi yetkin olduğu alanlarda görev üstlenmeli; çağrıldığında mahkemeye gitmek, sözlü açıklama yapmak durumunda kalacağını da hatırda tutmalıdır. Bilirkişi denetime tabidir. Hukuki, disiplin ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Bilirkişi kasden ve ağır kusurlu olarak yanlış veya eksik rapor sunarsa hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminat yükümlülüğü de doğar.
Bilirkişi görevi kabul ettiği tarihten diğer ifade ile teslim tutanağını imzaladıktan itibaren en geç bir hafta içerisinde dosyayı incelemeli; kendi uzmanlık alanına girip girmediğini, bir başka bilirkişiye ihtiyaç olup olmadığı, taraflarla hısımlık, husumet gibi durumlar veya tarafsız kalamayacağı durumlar olup olmadığını kontrol etmeli, gerekirse görevden çekilmelidir. Bu işlemleri UYAP Bilirkişi Portal üzerinden UDE[5] formatında hazırladığı dilekçeyi e-imza / m-imza ile imzalayarak ilgili görevlendiren merciye sunmalıdır. Yargıda bilimsel doğruluk ve teknik nesnelliği sağlamak amacıyla görevlendirilen bilirkişi yargının daha da yavaş işlemesine değil, adalete erişim çabalarının doğru bir rotada ve hızlı ilerlemesine katkı sunabilmelidir.