Meslek Etiği ve Arabuluculukta Etik Değerler

Meslek Etiği ve Arabuluculukta Etik Değerler

“Kanunların bittiği yerde etik başlar bazen kanuni olan şeyler etik kurallara uygun olmayabilir.”

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olan arabuluculuğun tarihi günümüzden 4000 yıl önceye kadar, dahası bizim bugün üzerinde yaşadığımız bu coğrafyaya, yani Mezopotamya’ya ve Sümer uygarlığına kadar gittiği söylenmektedir.

Günümüzde arabuluculuğun en yaygın biçimde kullanıldığı ülkelerin başında gelen Amerika Birleşik Devletleri’nde arabuluculuk ilk kez profesyonel anlamda 1913 yılında işçi-işveren anlaşmazlıklarında kullanılmaya başlanılmış ve giderek kurumsallaşmıştır.

Etkili, ucuz, barışçıl bir alternatif uyuşmazlık çözüm aracı olan arabuluculuk sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, Hindistan’dan, Pakistan’dan Hong Kong ve Singapur’a ve Kore’ye, Latin Amerika’dan Kenya’ya, Somali’ye, Ortadoğu’da İsrail’e, Yeni Zelanda’ya, Avustralya’ya, başta Avrupa Birliği’ne üye ülkeleri ile Asya ülkeleri olmak üzere kıta Avrupa’sı ülkelerine kadar pek çok ülkede yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Arabuluculuk yöntemi ülkemizin de yabancısı olmadığı bir yöntemdir.

Günümüz Türk Hukuku, dünyada oluşan gelişmelere kayıtsız kalmamış, Adalet Bakanlığınca 2009 yılında hazırlanan “Yargı Reformu Stratejisi’nde” alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hazırlanan Arabuluculuk Kanun tasarısı 22.06.2012 tarihinde 6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” 28331 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanunun yürürlüğe girmesi ile şartlara haiz hukukçular, önceleri açılan yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olmak, daha sonraları sözlü sınav kaldırılarak yirmi yıl meslek icra etmiş hukukçuların da arabuluculuk eğitimi alması suretiyle Arabuluculuk Daire Başkanlığı “Arabulucular Sicili” ne kayıt olarak, Arabuluculuk mesleğini icra etmeye başlamışlardır.

Mensupları hızla çoğalan Arabuluculuk, toplum tarafından tanınmış ve kabul edilmiş, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında en çok tercih edilen yöntem olmuştur.

Kanunlar tarafından belirlenmiş olan; İşçi işveren ilişkisinden doğan – Ticari Davalar- Tüketici Hukuku- Kira hukuku- Ortaklığın Giderilmesi- Komşuluk Hukuku – Kat Mülkiyeti Kanunu uyuşmazlıklarında Arabuluculuğun dava şartı olması ile Arabuluculuk çok üst seviyelere ulaşmış, ihtiyari arabuluculuk ile ülke barışına büyük bir katkı sağlamıştır.

Arabuluculuğun disiplinli, başarılı ve talep edilen bir yol olması, meslek mensuplarının dürüst, güvenilir, saygılı ve meslektaşları ile iyi ilişki ve iletişim içinde olması, mesleğin itibarını koruması için ETİK değerlerin kabul görmesi ile uygulanması büyük önem arzetmektedir.

Etik veya en yalın tanımıyla töre bilimi olarak adlandırılan “Etik terimi” Yunanca ethos yani “töre” sözcüğünden türemiştir. Aksiyoloji dalı olan etik, felsefenin dört ana dalından biridir.

Yanlışı doğrudan ayırabilmek amacıyla ahlak kavramının doğasını anlamaya çalışır. Etiğin batı geleneği zaman zaman ahlak felsefesi olarak da anılmıştır.

Türkçe ahlak bilimi olarak da anıldığı olmuştur. Ayrıca Türkçe’ de etik sözcüğü ahlak sözcüğüyle eş anlamlı olarak da kullanılır. Halkın kendi kendine oluşturduğu hiçbir yazılı metine dayanmayan kanunlara Etik Kanunları denir.

Yukarıda açıklandığı üzere Etik “gelenek” anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, “Bireylerin doğru davranış biçimlerini açıklayan ve tanımlayan ilkeleri, değerleri ve standartları ortaya koyan sistemdir.”

Ahlak ise “Bireylerin yaşamının bir parçası olan ve eylemlerini yönlendiren inanç, değer, norm ve uyulması gereken kurallar dizisidir.” Ahlak “Bireylerin törelere uygun davranışlarını düzenleyen töre bilim” olarak da tanımlanmaktadır.

Buna göre meslek ahlakı, mesleğin gerektirdiği ahlaki kuralları içerirken, meslek etiği bu kuralların sorgulanması, tartışılması, değerlendirilmesi ve kararlar verilmesidir. İş hayatındaki tüm ilişkiler belli bir etik anlayışına dayanmaktadır. Özellikle iş yaşamındaki yoğun rekabet ortamı temel mesleki etik ilkelerine bağlı olmayı gerektirmektedir.

“Meslek etiği belirli bir meslek grubunun etik ilkelerini meslek üyelerinin uymasına hükme bağlayan, onları belli kurallarla davranmaya zorlayan kişisel eğilimlerini sınırlayan, etik davranmayanları dışlayan, mesleki rekabeti düzenleyen ve hizmet değerlerini korumayı amaçlayan mesleki ilkelerdir.

Ülkemizde meslek etiği adına önemli tarihsel bir birikim vardır. Ahilik sisteminde meslek etiği oldukça iyi bir örnektir. İş yeri açma, müşteri ilişkileri, sevgi-hoşgörü, doğruluk dürüstlük vb. etik kurallar tüm dünyaya örnek olabilecek biçimde uygulanmıştır.

Günümüzde de buna benzeyen temel meslek etiği ilkeleri vardır. Başlıca mesleki etik ilkeleri şunlardır: Doğru sözlülük yalan söylememe, içten ve dürüst davranma, İş hayatında yasalara ve mevzuatlara bağlı kalma, sorumluluk alma, mesleğinde yetkin olma, nitelikli olma, mesleğin gerektirdiği etik ilkelere bağlı olma, rekabette doğru, dürüst davranma, mesleği sevme, mesleki gelişimine önem verme, mesleği ile ilgili konularda kendi sorumluluklarının bilincinde olma, insan haklarına ve doğaya saygılı olma, iş yaşamının gerektirdiği temel kurallara uygun davranma, mesleği ile ilgili insan ilişkilerinde sevgiyle ve hoşgörülü davranma olarak sayılabilir.

Uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin hepsinde insan ve insan ilişkileri esastır. Etik İlkeler, doğrudan doğruya insanla ilgili mesleklerde uyulması gereken davranış kuralları olarak tanımlanabilir. Yani belirli bir meslek grubunun mesleğe ilişkin oluşturup koruduğu, meslek üyelerine emreden, uyulması gereken davranışlardır. Meslek etiğinin en önemli yanlarından biri dünyanın her yerinde ayı meslekte çalışanların bu davranış kurallarına uygun davranmaları gerektiğidir.

Mesleki etik, çalışma yaşamında uygulanan doğru ve yanlış davranışları ele alır. Mesleki etik, yukarıda sayılan hususların yanısıra hakkaniyetli davranmak ve haksızlıklara karşı çıkmayı da gerektirir. Ayrıca mesleki etik bireylerin aklıselim seçimler yapmasını adaletli sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan ilke ve değerlerdir.

İş yaşamında yozlaşmalar ve mesleği olumsuz etkileyen, haksız rekabete neden olan davranışların göstergesi olabilecek davranışlar; aşırı hırs, bencil ve hakkı olmadığı halde kazanma hırsı, plansızlık, bilgisizlik, yasalara, kurallara aykırı davranma, kendini koruma güdüsü, maddi ve manevi tatminsizlik, servet açığı, ideolojik ve siyasal ayrımcılık, ego, kariyer edinme vb. olarak özetlenebilir. Bu olumsuzlukların yaşanmaması, mesleğin ve meslek mensuplarının zarar görmemesi, toplum içinde itibarının zedelenmemesi için meslek etiği ilkelerine daha fazla önem verilmesini gerektirmektedir.

Arabuluculukta en önemli unsur güven unsurudur. Tarafların ve toplumun arabuluculuk kurumuna ve arabulucuya güvenin devam etmesi için arabulucu; Aydınlatma yükümlüğünü yerine getirmeli, Sürecin gönüllü oluşu ve tarafların eşitliği kuralı, Tarafsızlık ve bağımsızlık Kuralı, Gizlilik Kuralı, Taraflarla menfaat ilişkisi ya da hasmane ilişkisi olmaması kuralına uygun davranmalıdır. Mesleki olarak yeterli ve bilgi sahibi olmalı kendinin geliştirmeli, zor durumlarla başa çıkabilecek iletişim becerisine sahip olmalı ve tanıtım amaçlı bildirimler dışında reklam yapmamalı, Arabuluculuk Mesleği ve meslektaşları hakkında olumsuz ve yerme amaçlı eylem ve davranışlar içinde bulunmamalı, Arabuluculuğun gelişmesi için çaba sarf etmeli, haksız rekabet oluşturabilecek davranışlarda bulunmamalı, Önyargılardan Uzak olmalı, Mesleğin Saygınlığını korumalı, Meslektaşları ile bilgi alışverişinde olmalı ve yardımlaşma yapmalıdır.

Mesleğin gelişimi, başarılı olabilmesi, sistemli ve kabul edilebilir kurallar üzerinde yükselebilmesi için, yasal mevzuatların yanı sıra Arabulucu görevini etik ilkelere uygun olarak yerine getirmelidir.